Bugun...


SALİHA ÜNAL

facebook-paylas
ON İKİ İON KENTİ
Tarih: 29-08-2019 15:52:00 Güncelleme: 29-08-2019 15:52:00


Phokaia (Foça)-Klazomenai (Urla)-Erythrai (Çeşme)-Teos (Seferihisar)-Kolophon (Değirmendere)-Lebedos (Ürkmez)-Ephesos (Efes)-Priene (Söke)-Myus (Bodrum)-Miletos (Milet)-Khios (Sakız Adası)-Samos (Sisam Adası)

Anadolu’da yaşayan İonlar kentlerini bir birlik çatısı altında toplamışlardır.Panionia adı verilen bu birlik İon göçlerinden sonra Batı Anadolu’da özellikle İzmir körfezinin güneyinden Büyük Menderes ırmağının denize döküldüğü yerin ağzına değin uzanan kıyı şeridi üzerinde kurulmuştur.

 Bu birlik on iki kentten oluşmaktadır: Miletos, Ephesos, Priene, Khios, Erythrai, Teos, Kolophon, Lebedos, Klazomenai, Samos, Phokaia, Myus ve en son olarak birliğe katılan Smyrna. Üye kentlerin vatandaşları Poseidon Helikonios onuruna bir festival kutlamak amacıyla düzenli olarak toplanmışlardır. Bu toplantıların ve genel tartışmaların sonuçları birliğe aynı zamanda politik bir kimlik kazandırmıştır. Daha çok dini yapısı ön planda olan birlik, zaman içerisinde politik ve askeri yönlerini yitirmiştir, ancak dini alandaki varlığını korumuştur.

Doğuda Lydia, güneyde Karia, kuzeyde Aeolis ile komşu olan İonia Bölgesinin batısı tamamıyla Ege Denizi ile sınırlanmaktadır. Erken dönemlerde bölgenin kuzey sınırını İzmir Körfezi oluşturmaktaydı. Körfezin doğu ucundaki Smyrna önceleri bir Aeol yerleşimi olarak tanınmıştır. Ancak daha sonra Smyrna’nın İonia’ya dahil edilmesi üzerine sınır kuzeyde Hermos ırmağına kadar çıkmıştır. Buna karşılık İonia’nın en kuzey ve uç kesimi Hermos’un da kuzeyine uzanmaktadır.

Günümüzde yapılan araştırmalar Anadolu’nun Batı kıyılarının M.Ö. 10. yüzyılda Aeol ve İonlar tarafından iskan edilmiş olduğunu son derece net bir biçimde ortaya koymaktadır. Ekrem Akurgal bu göçlerin üst sınırını M.Ö. 11. yüzyıla dayandırmanın mümkün olabileceğini de söylemektedir.

Hellas’dan gelen bu göç hareketinde, kendini İonlar olarak adlandıran topluluk, İonia olarak adlandırılan bölgede on iki kent devleti kurmuştur.Panionia Birliğini oluşturan on iki kent Miletos, Myus, Priene, Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Klazomenae, Phocaea, Samos, Khios, ve Erythrai’dır. Elimizdeki bilgilere göre M.Ö. 7. yüzyılın başlarında birlik bu Kolophon idaresi altına girmiştir. Bu işgal hadisesi sonrasında Smyrna’nın bağımsız bir devletten ziyade Kolophon’a bağlı bir kent olarak algılanmış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla M.Ö. 688 yılından önce birliğe üye devletlerin sayıya ulaşmıştır. Pausanias 23. Olimpiatta (M.Ö. 688) bir Smyrnalının Olimpik bir zafer kazandığını ve sonrasında Smyrna kentinin bir İon yerleşimi haline geldiğini söylemektedir. Bu tarihten kısa bir süre önce Kolophon tarafından Smyrna kentinde gerçekleştirilen işgal ile Smyrna sayısının on iki olduğunu ve bu sayının söz konusu tarihten itibaren sabit hale geldiğini söylemek mümkün.

 

On iki İon Kenti'nde belkide en görkemli ve en çok bilinen antik kent olma özelliğini taşıyan muhteşem Efes..

Efes Antik Kenti ülkemizin tarihi dokusunun zenginleşmesini sağlayan önemli yerlerden birisidir. İzmir ilinin Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti; Yunan, Roma ve Türk olmak üzere birçok medeniyetin izlerini üzerinde taşımaktadır. Efes Antik Kenti kentine mimari gözle bakılmalıdır. Bu yerde olan kalıntılar incelendiği zaman kütüphanelerin, konaklama alanlarının, tapınakların olduğu görülür. Bu mimari yapılar da şüphesiz geçmişten bizlere haberler ulaştırmaktadır.

Efes Antik Kentinin geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan bu yerin milattan önce 6000’li yıllara kadar geçmişi dayanıyor. Özellikle Hıristiyanlık için önemli olan Meryem Ana Evi ve Ashab-ı Kehf adlı yapıları içerisinde barındırıyor olması, Efes Antik Kentine her yıl binlerde turistin gelmesini sağlamaktadır. İlgili yerde yer alan Artemis Tapınağı da bölgenin ziyaret edilmesinde oldukça etkilidir.

Efes Antik Kenti üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda buranın Roma İmparatorluğu zamanında Asya’nın Başkenti olarak kabul edildiğini görüyoruz. En parlak dönemini bu zamanda geçirmiş olan Efes Antik Kenti, ilgili dönemde nüfusun en kalabalık olduğu yerlerden birisi olmuştur. Böylesine önemli şeyleri içerisinde barındırmasından dolayı Efes Antik Kenti UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan yerlerden birisi haline geldi. Anadolu Uygarlıkları makalesini inceleyerek bu tarihi yer hakkında daha fazla bilgiler de alınabilir.

Efes Antik Kenti nerededir?

Geçmişin izlerini taşıyan birçok mimari yapıyı içerisinde barındıran Efes Antik Kenti, İzmir ilinin Selçuk ilçesinde yer almaktadır. Ege bölgesinin en önemli turistik yerlerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Efes Antik Kentini gizemli kılan bir değer husus bu kentin savaşçı kadınlar tarafından kurulduğuna inanılmasıdır. Çok eski zamanlardan günümüze kadar bozulmadan ulaşan en önemli tarihi yapılardan olan Efes Antik Kenti, ülkemizin zenginliğine zenginlik katmaya devam ediyor.

Efes Antik Kenti limanı olan bir yerdir. Bu yüzden ticaretle uğraşan çok sayıda göçmen kişi ticaretleri sırasında burada yaşam sürmüştür. Bu kentte çok sayıda medeniyet yaşam sürse de ilgili yerden günümüze kadar ulaşan en önemli yapılar General Lisimahos dönemine aittir. Efes Antik Kenti belki bir Tac Mahal kadar popüler değildir ancak ülkemizin tarihinin zenginleşmesini sağlamaktadır.

 

Efes Antik Kenti mimari özellikleri

Efes Antik Kenti mimari yapıları ve bu mimari yapıların düzenleri ile dikkat çeken bir yerdir. Bu antik kentte yer alan sokakların tamamı birbirini dik bir şekilde keser. Günümüzde bu düzen uyarlandığında karşımıza ızgara planı çıkmaktadır. Yani günümüzde ızgara planı adıyla yapılan uygulamalar eski dönemlerde de uygulanmıştır. Şehrin yer aldığı kalıntılar incelendiğinde mimari yapılan büyük kısmında özel mermerlerin kullanıldığı görülüyor. Mermerlerin üzerine yapılan oyma şeklindeki işlemeler ilgili dönemde el sanatlarının da gelişmiş olduğunun bir kanıtıdır.

Milattan önce 1330 yılında Türklerine egemen olduğu Efes Antik Kenti, liman özelliğiyle ön plana çıkar. Zaman içerisinde deniz alt akıntılarla limanı doldurmuş ve burası büyük ölçüde kapsamlı liman özelliğini yitirmiştir. Şehre olan ilgi limandan dolayı olduğu için de mimari yapılar görmezden gelinerek Efes Antik Kenti eski ilgisini kaybetmiştir.

Efes Antik Kentini inceleyecek olursanız tarih sahnesi açısından önemli olan birçok mimari yapının burada yer aldığını görürsünüz. Artemis Tapınağı, Celsius Kütüphanesi, Meryem Ana Evi, Yedi Uyurlar, İsa Bey Camii, Hadrian Tapınağı, Domitian Tapınağı, Serapis Tapınağı, Meryem Kilisesi, St. Jean Bazilikası, Yukarı Agora, Bazilika, Prytaneion, Mermer Cadde, Domitianus Meydanı, Magnesia Kapısı, Doğu Gymnasiumu, Herakles Kapısı, Mazeus Mitridatis Kapısı, Anıtsal Çeşme, Traianus Çeşmesi, Heroon, Yamaç Evler, Büyük Tiyatro, Saray Yapısı, Stadyum ve Gymnasium, Tiyatro Gymnasiumu, Liman Hamamı, Liman Gymnasiumu, St John Kalesi Efes Antik Kentinin en önemli mimari özelliklerini yansıtan yerlerdir. Bu yerlerin bir çoğu dünyanın 7 harikası arasında yer almaktadır.

Dünyanın en çok ziyaret edilen turistlik yerlerinden birisi olan Efes Antik Kenti sayesinde, ülkemiz dünya çapında tanınan bir ülke haline gelmiştir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI